Tarikatın İncelikleri Ve Gayesi

Nakşıbendiliğin İncelikleri
Allah dostlarının seçkinlerinden ve bu yolun en büyüklerinden, öncülerinden Hace Muhammed

Bahauddin Nakşıbend ve O'nun şerefli halefleri şöyle dediler ; " Peygamberlerin en üstünü kainatın efendisi Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in , Velilerin en faziletlisi, Ebubekr Sıddık (r.a.) Hazretlerine gizlice talim ettikleri en şerefli ilim olan huzur ve irfan ilmi, avam insanlardan gizlenmiştir. O gizli hazineye eriştirici yolun usulü ve çeşitli kazançları vardır ki ; Bu kısımda genişçe yazılmıştır.

Bu yolun erkanı üç husustur ki ; Az yemek, az uyumak ve az konuşmaktır. Azyemek, az uyumaya; Az uyumak az konuşmaya; Az konuşmakta kalb zikri ile tam bir teveccühe yardımcı ve güç vericidir. Bunlardan murad , ancak gönül ve ruhla yüksek bi,r huzura varmaktır. Böyle olunca ; yemekte , uykuda ve konuşmada orta bir yolu takip etmek gerekli olur.

Nakşıbendi Tarikatının Gayesi
Bu yüce tarikatın amacı, amelde (ibadetlerimizde) ihlas (samimiyet) kazanmak için Allah (c.c.) sevgisini elde etmeye çalışmaktır. İhlas; dünya ve ahiret çıkarı gözetmeden bütün sözlerin, hareketlerin ve ibadetlerin Allah (c.c.) 'ın rızası (Allah Teala'nın Zatı) için yapılmasıdır. Bu gayeye sadece Sünnet'e uymak ve gafleti yok etmekle erişilir. Bunu sağlamak için bu yolun isteklisinin iki şeye devam etmesi gerekir.

  • Ruhsat ve bid'at'lardan kaçınarak Şeriat-ı Muhammediye'ye uymak.
  • Gafleti tamamen gidermek.

İşte Nakşıbendi tarikatı bu iki esastan ibarettir. Mürid gafleti kovarak ve Şeriat'e uyarak başarılı olabilir.Bu yolun isteklisi, açlık tokluk, susma ve öfke halindeyken, uykuda, uyanıkken, dostları ve yabancılarla görüşürken, yalnızken, veya topluluk içerisindeyken kalbindeki düşünceleri bir noktada toplayıp nefsini dizginler, böylece kalbinin uyanık kalmasını sağlar. bu kişiyi fitne ve ayrılık rüzgarları etkileyemez. Aksine felaket, bela ve ayrılık halinde daha fazla uyanık olur. Mürid Sünnet'e uyarak bütün mekruh ve haramları hatta en iyi davranışın (Hilaf-i Evla) dışındaki uygulamaları bile yapmaz; dininin emirlerini yerine getirir. Eskiden yapmış olduğu haram ve mekruhlardan veya yapmadığı dinin emirleri için istiğfar eder. Bunlar uyulması gereken önemli kurallardır.Mürid gafleti gidermek için çaba sarfederek huzur alışkanlığını kazanmaya çalışır. Buna Vukuf-i kalbi (kalbin Allah (c..c)'tan uyanık olması) denir. Bu yalnız zikir veya rabıta ile yahut her ikisi ile şiddetle kalbe yönelme ile kazanılır. Hak yolcusu kalbinin üzerinde o kadar durur ki, gaflete girmek istese giremez ve huzur alışkanlığını bırakmak istese bırakamaz.